İKTİDARIN GÜCÜ GÜCÜM OLMASIN, MOCHA KAHVE CEZVESİ OCAKTA

  


  





























Mimozalar açtı bir çok dalda, sapsarı küçük tülümsü top top. İklim ısıtmasında çiçek yine çiçek sadece mevsimi zamanını şaştı. Ne karardı kaldı ne de çürüdü. Ocakta mocha kahve cezvesinde filtre kahve. Kızımın yeni yıl hediyesi, ocağın en küçük gözünde fokurdamakta, fokurtu sesine bayılıyorum. Arada üst kapağı açıp kahvenin üst bölmeye doluşunu seyrediyorum. Fincana dökerken kapağını kaldırıyorum ki dışarı dökmeyeyim. Kahvenin hepsi fincanın hakkı.

Hakikate ulaşma çabam zaman zaman dayanılmaz oluyor. O zaman olaylarla arama bir mesafe koyuyorum. Epstein sözcüğünü gördüğüm her yerden kaçtım kaçabildiğim kadar, hele fotoğraflardan, ne kadar mümkünse. 


Asuman Bayrak yazısını da “Unutulan Değil Yok Sayılan Kadın, Maria Suphi” buraya bırakıyorum.


https://bianet.org/yazi/unutulan-degil-yok-sayilan-bir-kadin-maria-suphi-256623


Göksun Yazıcı diken.com.tr  deki ‘Cennet’ imparatorluk: Epstein ve diğerleri” yazısından:

“Belgelerle ortaya çıkan şey bir çürüme ya da ‘sapkınlık’ değil, bizzat iktidar kavramının kendisi. Çürüyen bir şey yok; arzu edilen mevki bu.” İktidar ya da antropolojide egemenlik olarak da ele alınan kavram, her istediğini yapıp asla hesap vermemek demek tam olarak. ‘Egemenlik istisnası’ , kuralı koyan ama o kurala uymak zorunda olmayan istisnai bir mevki. …”çocukmuş, küçükmüş demeden iktidarının ona verdiği özgürlüğün ‘tadını çıkarıyor’ Dünyayı sömürerek zenginliğin büyük bir kısmını elinde tutan erkekler tam da böyle yaşayabilmek için zenginlik istifliyorlar.” 

(Bu konuda günlük yaşamda kulağıma çalınan zengin erkeklerin böbürlenerek “Bana karı mı yok, elimi sallasam…” muhabbeti.)

Ve ‘tecavüz’ nedir? Sorusunun cevabı da açık ve net ….


“Tecavüz, cinsel bir kılıfa sokulmuş iktidar ve şiddet uygulamasıdır” 


 Feministlerin, kadınların mücadelesi olmasaydı bu gerçekleri, kavramları bilmeden bu dünyadan ölüp geçecektim. Bir de ‘iptal kültürü’ var yeni öğrendim. Bu kavramda eylemlerinden sorumlu tutulmak istemeyen erkek iktidarı hesap vermek, özür dilemek yerine ‘mağduru’ oynamaya başlar. Ayrıca bu kavram, o adam o kadar ‘değerli’! Eser vermiştir, o kadar halka mal olmuştur, bir kadının istismarı için onu silecek miyiz, diye de sorar. Saldırgan erkeği mağdur, şiddet ve istismara uğramış kadınları saldırgan yapmayı hedefleyen bir kavramdır. Erkeğin eserlerinin kadının uğradığı şiddeti örtmesi gerektiğine inanmamızı ister.” 


https://www.diken.com.tr/cennet-imparatorluk-epstein-ve-digerleri/



Berlin film festivali mi dediniz; bir karar vermek gerekiyor kiminle yan yana görülmek isteriz. 


https://bianet.org/haber/sinemacilardan-berlinaleye-gazze-mektubu-hayal-kirikligina-ugradik-316827


MASAL DÜNYASI “Gökkuşağı Altında Yolculuk”  Türkan Noğay

Arkeoloji ve Sanat Yayınları -Mozaik 2015 


İkinci kitabımdan “Hükümdarın Oğlu ve Gül Sultan” masalımdan bir bölümü de buraya bırakıyorum.

ttps://www.arkeolojisanat.com/shop/blog/turkan-nogay-masal-dinletisi-2-_3_326171.html



“Bir varmış bir yokmuş. Memleketlerden bir memleket varmış. Hükümdarı, vakti gelince fani dünyadan göçmüş gitmiş. Yerine oğlu geçmiş. Evvel ezelden oğluna “Hükümdarın Oğlu” derlermiş, oğlu da kabullenmiş bu deyişi. Duyan olmamış şanını koyan bulunmamış adını. Gelsin gitsin bulunsun başımızda bir hükümdar. Hükümdarın Oğlu kaygılıymış, korkarmış gelecekten. En başından bilirmiş ki, misafirmiş yeryüzünde. Taç giyme törenindeki konuşmasında kendi dilince, yüreğinden geldiğince. “Yaşayalım hep birlikte acısı sevinci içinde. Hükümdar olarak tek bir dileğim var, iktidarın gücü, gücüm olmasın” Vezirleri, komutanları şaşırmışlar, anlamamışlar Hükümdarın Oğlu’nun ne demek istediğini. İçlerinden “Hayırlara vesile olsun” demiş el pençe divan beklemişler. Hükümdarın Oğlu’nun annesi işitince oğlunun sözlerini sevinmiş yürekten. “Zor, çok zor işi, ama bir o kadarda onur verici. Üstesinden gelirde bir yolunu bulursa, halkımızla birlikte yediden yetmiş yediye; yaşarız bu ülkede her birimiz hükümdar gibi” demiş. Annelik işte! Heyecanla izlemiş ne olup bittiğini. Söz kazan masal kepçe hele bir uzanalım saraya şöylece.”……………………………



Yorumlar

ANLAR ANILAR NE SÖYLER?