HAK HAK HAK EDEN HAKKI'NA

Nerden bileyim.
Kime söyleyeyim.
Saati kurdum olmadı.
Horoza güvendim 
gün doğmadı.
Karanlık mı çökmüş.
Kara bir perde mi inmiş gözüme.
Göz göre göre 
gittim tersine tersine.
Düzünden göremedim hayır. Mevlâm tersini bildiğin gibi kayır
dedim 
Der demez 
döndürdüm yüzümü güneşe
Güneş bu 
Beni bir çırpıda 
yakmasın mı 
Kor ateşlerde kaldım
Buz gibi sular hayalim oldu
Bir balkondan tepemden aşağıya
Bir kova su boşaltmasınlar mı 
Hayır mı desem hayırlara vesile olsun mu desem
Bilemedim 
Bir ileri bir geri gittim gittim geldim
Gittim gittim geldim 
Geldim geldim gittim
Tersine ters düzüne düz 
Tersine ters düzüne düz 
diye söylenirken buldum kendimi
Vakit geceymiş 
Ay'a döndürdüm yüzümü
Ay dolunay Ay dolunay
Aydınlatıverdi gecemi 
gördüm görmem gerekeni
Ay ay ay canım Ay
Eksik olma gecemden
Sen anlarsın hâlimden
Masalımı yazayım hemen

Bir varmış bir yokmuş. Birisi varmış bir evde yaşarmış. Evi bir oda imiş. Fareler kilimini yemiş. Tavanı basık penceresi küçükmüş.  Birisi küçük küçücük evinde iki büklüm yaşarmış tavanı basıkmış. Kendisinden başka kimse yaşamıyormuş evinde.  Günden güne büyümüş bırak oynamayı bırak korunmayı sıkışmış kalmış  bir göz oda evinde. Başı dik ayakta duramazmış sağdan sola soldan sağa dönemezmiş. Fark bile etmemiş boynunu eğmiş düz girmiş evine ters ters çıkmış evinden. Gün gelmiş sokakta iken de boynu eğik düz gidip tersine tersine geri dönen olmuş. Bir gün dışarda iken Birisi, yabancı birisi görür görmez evini "Ne güzel ne güzel ömrümce yetecek çıra var" demiş. Meğerse birisinin evi tamamen çam çırasından değil miymiş! Bakın şu işe bakmakla kalmamış çırayı gören göz kaşla göz arasında yıkıp parçalayıvermiş evi doldurmuş çuvalına. Ah ah hiç sormayın sokaktan dönen Birisinin yaşadığı şoku.  Evim diye geldiği yerde evinden kıymık bile yokmuş. Aranmış taranmış sormuş soruşturmuş ne gören ne bilen varmış.  Ne bilsin nerden bilsin ki Birisi sorduklarının hiçbiri asla söylemezmiş gerçeği.  Aklı karışmış mı bir iyice bir an gelmiş ki "Hayalmiş evim sandığım. Olsa idi gerçek bir iz bulurdum kalan evim sandığımdan. Bir evim olmalı bir yerde geldiysem bu yaşa varıp bulayım bu düştü başıma" demiş. Yolda giderken giderken birden ayağına ne takılsa beğenirsiniz "bir sözlük" takılmış,  eski mi eski kabı yırtılmış üstüne üstlük "torna"sözcüğünden sonrası eksikmiş. "Olsun eksik meksik eski meski kismetim kısmetimdir" demiş açmış okumaya başlamış. Sayfanın birisinde el yazısı ile "takiyye" yazılıymış sözcük sözlükte yokmuş. Merak içinde karıştırırken sayfaları sözlüğün son sözcüğünün "torna" olduğunu keşfetmiş gerisi yokmuş çünkü.  O gün bugündür yollarda sadece evini değil sözlüğün eksik parçasını da arar olmuş. Arayan bulurmuş arayan bulurmuş, bulurmuş ama neyini? Bulan söylesin bulan söylesin demedi demeyin peynir ekmek yemeyin eksik parçamın peşindeyim eksik parçamın peşindeyim. "Takiyye" sözcüğüne gelince anlamını yazıvereyim, tek "y" lisini bulabildim
Takiye: Mezhep belirtmeme, gizleme. Olduğundan farklı görünme. Sakınma, çekinme. "Takiye yapmak" ise olduğundan farklı görünmek, sakınma, çekinme.
Altınyaldızlı gökten sözcükler yağmış kırk gün kırk gece evlerini arayan bir bir birilerine, Birisine, Birisine biri biri Birilerinin başına Birilerinin başına. 
Başım gözüm üstüne bir garip masalcıyım hak yemem hak yedirtmem böyle de biline, böyle de biline. 
Haydi hoş gelelim hep birlikte 2020'ye.



Yorumlar

ANLAR ANILAR NE SÖYLER?